
İyi Pazarlar! Papara Bülten | 25 Ocak 2026 Pazar
- 25 Oca 2026
- 4 Dakikalık okuma
Kahveni hazırla, haftanın özetini birlikte yakalayalım ☕️
Merhaba Paparalı!
Bu hafta piyasalarda oldukça hareketli ve bir o kadar da ilginç bir tablo vardı. Yatırımcıların ruh hali, teknoloji devlerinden gelen haberler ve jeopolitikten esen sert rüzgarlar arasında bir hayli temkinliydi. Bir yanda yapay zeka dünyasının sunduğu sınırsız üretim potansiyeli ve teknoloji devlerinin küresel genişleme hamleleri heyecan yaratırken, diğer yanda gümrük tarifesi tehditleri ve güvenli liman arayışı piyasaların nabzını yükseltti. Genel olarak risk iştahının seçici olduğu, yatırımcıların daha çok somut büyüme hikayelerine ve korunma araçlarına odaklandığı bir haftayı geride bıraktık.
Bu hafta neler öne çıktı:
- Altın ve gümüş, jeopolitik risklerin etkisiyle rekor seviyelere yaklaşarak haftanın en çok konuşulan varlıkları oldu.
- Teknoloji dünyasında yapay zeka yatırımları hız kesmezken, Google'ın Japonya hamlesi dikkat çekti.
- Trump'ın gümrük tarifesi çıkışları ve Çin ile ilgili ticaret söylemleri küresel piyasalarda dalgalanma yarattı.
- Şirket sonuçları sezonu tüm hızıyla devam ederken, Intel ve AMD arasındaki rekabet yeni bir boyuta taşındı.
Gelin bu haftayı birlikte masaya yatıralım.
🚀 Yapay Zeka ve Yarı İletken Sektörü
Google'ın Japonya Çıkartması ve Gemini'nin Yeni Rotası
Haftanın en önemli teknoloji haberlerinden biri Alphabet (GOOGL) cephesinden geldi. Google, Japon yapay zeka girişimi Sakana AI'ya yatırım yaparak chatbotu Gemini'nin Asya'daki etkisini artırmayı hedefliyor. Bu yatırım, özellikle finans ve hükümet gibi yüksek güvenlik gerektiren sektörlerde yapay zekanın kullanımını hızlandıracak bir adım olarak görülüyor.
Peki neden önemli? Bu hamle, teknoloji devlerinin sadece model geliştirmekle kalmayıp, bu modelleri yerel ve stratejik pazarlara entegre etme yarışına girdiğini gösteriyor. Google için bu, Google Cloud platformunun kullanımını yaygınlaştırmak adına kritik bir hamle.
Yatırımcı açısından bakarsak: Yapay zeka rekabetinin artık "kimin daha iyi modeli var" noktasından "kimin modeli daha çok kurum tarafından kullanılıyor" noktasına evrildiğini görüyoruz. Bu durum, teknoloji yoğunlaşması içindeki dev şirketlerin pazar paylarını korumak için ne kadar agresifleşebileceğinin bir göstergesi.
Çip Savaşlarında Yeni Perde: Intel ve AMD
Yarı iletken dünyasında ise sular durulmuyor. Intel (INTC), 2026 yılı için 18 milyar dolarlık devasa bir sermaye harcaması planladığını duyurdu. Ancak bu büyük yatırım planına rağmen, analistler AMD (AMD) tarafındaki yukarı yönlü potansiyelin devam edebileceğine dikkat çekiyor.
Bu ne anlama geliyor? Intel kendi dökümhanelerini kurarak üretim kapasitesini artırmaya çalışırken, bu durum kısa vadede maliyetler üzerinde ciddi bir baskı yaratıyor.
Piyasa, Intel'in bu büyük harcamalarının kârlılığa ne zaman dönüşeceğini sorgularken, AMD'nin pazar payı kazanma hızı yatırımcıların radarında kalmaya devam ediyor.
Dikkat edilmesi gereken nokta: Yarı iletken sektörü sadece yapay zekadan ibaret değil; üretim kapasitesi ve operasyonel verimlilik, şirketlerin borsa performansında belirleyici olmaya başladı.
Yazılım Dünyasında 100 Kat Verimlilik Vizyonu
Yapay zeka platformu Mercor'un CEO'su Brendan Foody, yapay zekanın yazılım mühendisliği alanında 10 veya 100 kat daha fazla üretim sağlayabileceğini iddia etti. Foody'e göre bu durum işten çıkarmalardan ziyade, yazılım mühendislerine olan talebin patlamasına neden olabilir.
İlginç olan kısım şu: Yazılımın üretim maliyeti düştükçe, talebin bu kadar yüksek oranda artması "talep esnekliği" kavramını ön plana çıkarıyor. Ancak hukuk ve muhasebe gibi talebi daha sabit olan alanlarda yapay zekanın çalışan sayısını azaltabileceği uyarısı da yapılıyor.
Buradan çıkaracağımız: Yapay zeka, yazılım odaklı Salesforce (CRM) veya Snowflake (SNOW) gibi şirketlerin hizmet kapasitesini kökten değiştirebilir.
🌍 Makro & Jeopolitik Gelişmeler
Gümrük Tarifeleri ve Küresel Ticaretin Ateşi
ABD tarafında Trump'ın Kanada'ya %100 gümrük tarifesi tehdidi ve Çin ile ilgili ticaret söylemleri haftanın en sert makro başlıklarından biriydi. Bu açıklamalar, özellikle küresel tedarik zincirleri üzerinde yeni bir belirsizlik bulutu yarattı.
Buradan çıkaracağımız sonuç şu: Korumacı politikalar enflasyonist baskıları tetikleyebilir ve çok uluslu şirketlerin maliyet yapısını bozabilir. Piyasalarda bu hafta gördüğümüz temkinli duruşun arkasında, bu tür jeopolitik risklerin reel ekonomiye nasıl yansıyacağı endişesi yatıyor.
Bankacılıkta Verimlilik Mesaisi: Citigroup
Finans dünyasında ise Citigroup (C), Mart ayında yeni bir işten çıkarma dalgasına hazırlanıyor. CEO Jane Fraser'ın bankayı sadeleştirme ve getirileri iyileştirme operasyonu kapsamında, üst düzey yöneticiler de dahil olmak üzere kadrolarda daralmaya gidilmesi bekleniyor.
Yatırımcı açısından bakarsak: Büyük bankaların operasyonel verimliliğe bu denli odaklanması, ekonomik yavaşlama beklentilerine karşı bir savunma mekanizması olarak okunabilir. Citigroup yönetimi, 2026 yılında çalışan sayısında düşüş beklediklerini şimdiden teyit etmiş durumda.
💰 Enerji ve Emtia Piyasaları
Altın ve Gümüşte "Güvenli Liman" Çılgınlığı
Jeopolitik belirsizliklerin artmasıyla birlikte yatırımcılar hızla değerli metallere yöneldi. Altın fiyatları 5.000 dolara, gümüş ise 100 dolara yaklaşarak tarihi bir koşu gerçekleştirdi. Alman ekonomistlerin ABD kasalarındaki altın rezervlerini geri çağırma yönündeki baskıları da piyasadaki bu ateşi körükleyen unsurlardan biri oldu.
Şimdi bakalım; altın neden bu kadar yükseldi? Sadece fiziksel talep değil, aynı zamanda jeopolitik değişkenlik karşısında bir korunma aracı olarak görülmesi bu yükselişi destekliyor. Değerli metaller, piyasalardaki korku endeksi yükseldiğinde yatırımcıların ilk sığınağı olmaya devam ediyor.
Petrol ve Venezuela Denklemi
Enerji tarafında ise Chevron (CVX) ve SLB (SLB) gibi devlerin Venezuela'daki petrol üretimini hızla artırmak için görüşmeler yürüttüğü haberi gündeme bomba gibi düştü.
Bu ne anlama geliyor? ABD'nin enerji arzını çeşitlendirme çabası, petrol servis şirketleri için yeni iş alanları yaratabilir. Ancak artan Venezuela ihracatının Kanada'dan gelen petrol akışını (WCSB) etkileyebileceği ve boru hattı şirketleri üzerinde baskı yaratabileceği de konuşulanlar arasında.
📅Önümüzdeki Hafta Ajandası
Global etkinlikler
- 28 Ocak Çarşamba Microsoft ve Boeing Şirket Sonuçları: Teknoloji ve havacılık sektörünün devlerinden gelecek veriler, piyasaların yönü için belirleyici olacak.
- 28 Ocak Çarşamba - FOMC Toplantısı Başlangıcı: Federal Rezerv'in faiz patikasına dair vereceği sinyaller, dolar endeksi ve borçlanma maliyetleri üzerinde doğrudan etkili olacak.
- 29 Ocak Perşembe - FOMC Kararı ve Basın Toplantısı: Faiz kararı ve sonrasındaki açıklamalar, piyasadaki risk iştahını yeniden şekillendirebilir.
Takip edilecek noktalar
Önümüzdeki hafta piyasalar tamamen merkez bankası kararlarına ve teknoloji devlerinin şirket sonuçları sezonundaki performansına odaklanacak. Özellikle faiz oranlarının geleceği konusundaki netlik arayışı, hisse senedi piyasalarındaki değişkenliği artırabilir. Jeopolitik taraftan gelecek haber akışı ise emtia fiyatlarındaki yüksek seyrin devam edip etmeyeceğini belirleyecek.
Bu hafta için strateji: Oynaklığın arttığı dönemlerde portföy çeşitlendirmesi ve korunma araçlarına (Altın, Gümüş) odaklanmak, risk yönetimini ön planda tutmak akıllıca olabilir.
Son Söz
Bu hafta yapay zekanın büyüme potansiyeli ile jeopolitik risklerin yarattığı belirsizlik arasında dengelenen bir piyasa izledik. Önümüzdeki günlerde merkez bankası kararları ve büyük şirketlerin kârlılık tabloları haftanın ana hikayesini oluşturacak.
Haftaya daha heyecanlı gelişmelerle görüşmek üzere. Güvenli ve karlı yatırımlar dileriz.




